DOLAR 47,5574 0.18%
EURO 54,8602 0.06%
ALTIN 6.175,37-1,31
BITCOIN 2969435-1.1%
İstanbul
30°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

  • Menü
  • Menü
  • Menü
  • Menü
  • Menü
  • Menü
  • Menü
50fifty

50fifty

31 Temmuz 2026 Cuma

Ağustos Sayısı Çıktı

Ağustos Sayısı Çıktı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yazın Ritmini Yakalamak: Zihni ve Bedeni Yenileme Zamanı
Ağustos geldinde takvimler sadece yazın en sıcak günlerini değil, aynı zamanda yılın en durgun ve içe dönük anlarını fısıldar. Şehrin hızı yavaşlar, asfaltın sıcaklığı gölgenin kıymetini artırır ve hepimizin içinde ortak bir arzu yükselir: Mola vermek.
Peki, gerçekten mola vermeyi biliyor muyuz?
Günümüzün yüksek tempolu dünyasında “dinlenmek” çoğu zaman sadece fiziksel olarak bir kumsalda uzanmak ya da ekrandan uzaklaşmaya çalışmak gibi algılanıyor. Oysa gerçek bir yenilenme, sadece bedeni değil, zihni de o sürekli çalışan “üretme ve yetişme” modundan çıkarabilmektir. Ağustos ayı, tam da bu zihinsel detoks için en doğru zaman dilimi.
1. “Hiçbir Şey Yapmama” Sanatı (Niksen)
İtalyanların Dolce Far Niente (hiçbir şey yapmamanın tatlılığı) ya da Hollandalıların Niksen dedikleri kavramı hayatımıza entegre etmek için Ağustos ideal bir zemin sunar. Suçluluk hissetmeden, sadece gökyüzünü izlemek, rüzgarın sesini dinlemek ve zihnin gürültüsünü kısmak… Verimlilik takıntımızı bir kenara bıraktığımızda, yaratıcılığın tam da bu boşluklarda filizlendiğini fark edeceğiz.
2. Bedenin Doğal Ritmiyle Barışmak
Yazın son demlerinde beslenme ve hareket alışkanlıklarımızı da mevsimin cömertliğine göre şekillendirmek gerekir. Ağır tempolu antrenmanlar yerine açık havada yapılan sabah yürüyüşleri, yüzme ve akşamüstü esnemeleri hem bedeni yormaz hem de serotonin seviyesini zirvede tutar. Mevsim meyve ve sebzelerinin sunduğu renkli tabaklar ise hücresel düzeyde bir tazelenme sağlar.
3. Sonbahara İlhamla Hazırlanmak
Ağustos, bir bitiş değil; taze bir başlangıcın eşiğidir. Yazın sunduğu bu dinginliği, sonbaharda hayata geçirmek istediğimiz hedefler için bir ilham toplama evresi olarak görebiliriz. Kendinize şu soruyu sorun: Eylül geldiğinde hayatıma hangi yeniliği katmak istiyorum?
Rüzgarın yönünü değiştiremeyiz ama yelkenlerimizi açacağımız açıyı seçebiliriz. Bu Ağustos’ta kendinize en büyük hediyeniz; biraz yavaşlamak, anın tadını çıkarmak ve içinizdeki yaşama sevincini yeniden parlatmak olsun.
Kendinize iyi bakın, ana odaklanın ve yazın ritmini kaçırmayın.
Keyifli ve sağlıklı bir Ağustos dilerim!

Devamını Oku

MGD’DEN ANITKABİR’E ANLAMLI ZİYARET

MGD’DEN ANITKABİR’E ANLAMLI ZİYARET
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Magazin Gazetecileri Derneği (MGD) Yönetim Kurulu, göreve gelmesinin ardından ilk resmi programını Ankara’da Anıtkabir’e gerçekleştirdi. MGD Başkanı Bülent Makar, yönetim kurulu üyeleri ve dernek üyelerinden oluşan heyet, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün huzuruna çıkarak düzenlenen resmi tören kapsamında mozoleye çelenk sundu.

Ardından Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen MGD Başkanı Bülent Makar, yönetim kurulu adına Anıtkabir Özel Defteri’ni imzaladı. Deftere yazdığı mesajda Atatürk’ün, “Basın, milletin müşterek sesidir.” sözünü hatırlatan Makar, bu ilkenin MGD yönetiminin en önemli rehberlerinden biri olduğunu vurguladı.

Hakikatten ayrılmayan, kültüre, sanata ve Cumhuriyet’in temel değerlerine bağlı bir gazetecilik anlayışını yaşatmayı onurlu bir sorumluluk olarak gördüklerini ifade eden Makar, “Emanetiniz olan Cumhuriyet’i ve fikirlerinizin ışığını aynı inanç ve kararlılıkla geleceğe taşımaya devam edeceğimize söz veriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Duygu dolu anların yaşandığı ziyarette MGD heyeti, Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e saygı ve bağlılıklarını bir kez daha ifade etti.

MGD’nin kurucularından ve Onursal Başkanı Nurettin Soydan da ziyaretin ardından yaptığı açıklamada, “Anlamlı bir günde, 28 Temmuz’da Anıtkabir’i ziyaret ettik. Katılan tüm meslektaşlarımıza bugünü anlamlı kıldıkları için teşekkür ediyorum.” dedi.

MGD Yönetim Kurulu’nun göreve Anıtkabir ziyaretiyle başlaması, meslek camiasında takdirle karşılandı.

Devamını Oku

İSTANBUL, BU SONBAHAR UNUTULMAZ BİR AŞK HİKÂYESİYLE BULUŞUYOR DÜNYANIN EN BÜYÜK MÜZİKALLERİNDEN THE BODYGUARD

İSTANBUL, BU SONBAHAR UNUTULMAZ BİR AŞK HİKÂYESİYLE BULUŞUYOR  DÜNYANIN EN BÜYÜK MÜZİKALLERİNDEN  THE BODYGUARD
0

BEĞENDİM

ABONE OL

ORİJİNAL ULUSLARARASI CAST KADROSUYLA
KISA SÜRELİ ÖZEL GÖSTERİ SERİSİYLE ZORLU PSM’DE

**The Bodyguard, orijinal dili İngilizce olarak sahnelenecek ve gösteri boyunca Türkçe üst yazı desteği sunulacaktır.**

“I Will Always Love You”, “I Wanna Dance With Somebody”, “I Have Nothing”… Müzik tarihine damga vuran şarkılar, sinema tarihinin en unutulmaz aşk hikâyelerinden biri ve dünya sahnelerinin en görkemli prodüksiyonlarından THE BODYGUARD, BKM ile Zorlu PSM iş birliğiyle, orijinal uluslararası cast kadrosuyla ilk kez Türkiye’ye geliyor. 11-20 Eylül tarihleri arasında Zorlu PSM’de sahnelenecek kısa süreli özel gösteri serisi, İstanbul’da sonbahar sezonunun en iddialı uluslararası kültür-sanat etkinliklerinden biri olmaya hazırlanıyor.

Michael Harrison & David Ian sunumuyla İstanbul’a gelecek THE BODYGUARD, dünya turnesindeki orijinal prodüksiyonunu tüm ihtişamıyla Türkiye’ye taşıyacak. Çarpıcı sahne tasarımı, güçlü canlı orkestrası, etkileyici koreografileri ve dünya standartlarındaki prodüksiyonuyla izleyicilere unutulmaz bir müzikal deneyim yaşatacak.

Whitney Houston’ın efsanevi hitleri eşliğinde hayat bulan THE BODYGUARD; aşk, tutku, şöhret ve tehlikenin iç içe geçtiği sürükleyici hikâyesiyle yalnızca bir müzikal değil, nefes kesen bir sahne şöleni vadediyor.

WHITNEY HOUSTON’IN EFSANEVİ HİTLERİ CANLI PERFORMANSLA SAHNEDE
THE BODYGUARD; “Queen of the Night”, “So Emotional”, “One Moment in Time”, “Saving All My Love”, “Run to You”, “I Have Nothing”, “Greatest Love Of All”, “Million Dollar Bill”, “I Wanna Dance With Somebody” ve “I Will Always Love You” gibi unutulmaz hitleri güçlü canlı performanslarla sahneye taşıyor.

DÜNYAYI BÜYÜLEYEN İKONİK AŞK HİKÂYESİ ŞİMDİ İSTANBUL’DA
Eski Gizli Servis ajanı Frank Farmer, dünya yıldızı Rachel Marron’ı saplantılı bir hayranın tehditlerinden korumakla görevlendirilir. Kurallarıyla yaşayan deneyimli koruma ile özgürlüğüne düşkün süperstarın yolları kesiştiğinde, hiçbir planın öngöremeyeceği bir duygu ortaya çıkar: Aşk. Ancak peşlerindeki tehlike büyüdükçe, bu aşkın bedeli de ağırlaşacaktır.

Whitney Houston ve Kevin Costner’ın başrollerini paylaştığı, Lawrence Kasdan imzalı 1992 yapımı Oscar adayı Warner Bros. filminden uyarlanan THE BODYGUARD; Thea Sharrock rejisi ve Oscar ödüllü Alex Dinelaris’in metniyle ilk kez Londra West End’deki Adelphi Theatre’da sahnelenmiş ve dört Olivier Ödülü’ne aday gösterilmiştir.

Bugüne kadar 15 ülkede ve ABD’de 45 şehirde 3,9 milyondan fazla izleyiciyle buluşan THE BODYGUARD; Hollanda, Almanya, Güney Kore, Kanada, İtalya, Avustralya, İspanya, Fransa, ABD, Avusturya ve Japonya gibi birçok ülkede sahnelendi.

THE BODYGUARD, 11-20 Eylül tarihleri arasında gerçekleşecek kısa süreli özel gösteri serisi kapsamında ilk kez Türkiye’de Zorlu PSM sahnesinde izleyiciyle buluşacak.

Sınırlı sayıdaki temsilleriyle sezonun en çok konuşulan ve en yoğun ilgi gören sahne deneyimlerinden biri olmaya hazırlanan bu görkemli prodüksiyonun biletleri satışta.

“Sezonun En Çok Konuşulacak Sahne Deneyimi”
Sunday Mirror

“Muhteşem”
The Times

“Şarkıları mırıldanarak giriyorsunuz, coşkuyla söyleyerek çıkıyorsunuz”
The Independent

THE BODYGUARD GÖSTERİ TARİHLERİ

11 Eylül 2026: 20:30

12 Eylül 2026: 15:30 / 20:30

13 Eylül 2026: 15:30 / 20:30

15 Eylül 2026  20:30

16 Eylül 2026: 20:30

17 Eylül 2026: 20:30

18 Eylül 2026: 20:30

19 Eylül 2026: 15:30 / 20:30

20 Eylül 2026: 15:30 / 20:30

Devamını Oku

Melisa Özmen, doğum gününde şıklığıyla göz kamaştırdı

Melisa Özmen, doğum gününde şıklığıyla göz kamaştırdı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Melisa Özmen, özel doğum gününü Boaz Rooftop’ta, Kuruçeşme’de boğaz manzarası eşliğinde kutladı.

Ünlü isim, cemiyet hayatından yakın dostlarıyla bir araya gelerek unutulmaz bir gece yaşadı. Sarı konseptli şıklığıyla dikkat çeken Özmen, Self-Portrait marka elbisesi ve Givenchy ile Dolce & Gabbana’nın zarif detaylarını taşıyan ayakkabılarıyla göz kamaştırdı.

Doğum günü pastası da şıklığına uyum sağlayan sarı tonlarda, Dolce & Gabbana tasarımı olarak geceye ayrı bir renk kattı. Gecenin ilerleyen saatlerine kadar süren kutlamalar, muhteşem DJ performansları ve etkileyici şovlarla coşkulu şekilde devam etti. Melisa Özmen’in bu özel günü, davetlilere unutulmaz anlar yaşattı.

Devamını Oku

YAPAY ZEKÂNIN YENİ SÜPER STAR’I AYROS! MİLYONLARIN KALBİNİ FETHEDEN DİJİTAL SANATÇI SAHNEYE HAZIRLANIYOR YAPAY ZEKÂNIN YENİ SÜPER STAR’I AYROS! MİLYONLARIN KALBİNİ FETHEDEN DİJİTAL SANATÇI SAHNEYE HAZIRLANIYOR

YAPAY ZEKÂNIN YENİ SÜPER STAR’I AYROS! MİLYONLARIN KALBİNİ FETHEDEN DİJİTAL SANATÇI SAHNEYE HAZIRLANIYOR YAPAY ZEKÂNIN YENİ SÜPER STAR’I AYROS! MİLYONLARIN KALBİNİ FETHEDEN DİJİTAL SANATÇI SAHNEYE HAZIRLANIYOR
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Teknoloji dünyasında sessiz sedasız başlayan bir fikir, bugün milyonların konuştuğu dev bir projeye dönüştü. Yapay zekâ destekli dijital sanatçı Ayros, müzik dünyasında ezberleri bozarak kısa sürede milyonlarca dinlenmeye ulaştı, sosyal medyada binlerce hayran kazandı ve dijital çağın en dikkat çeken isimlerinden biri olmayı başardı.

Antalya merkezli Ayris Games Bilişim Hizmetleri ve Teknolojileri A.Ş. tarafından geliştirilen Ayros projesinin mimarı Hakan Satılmış, ilk hedeflerinin aslında bambaşka olduğunu söylüyor. Mobil oyun ve uygulamalarını tanıtacak dijital bir sosyal medya fenomeni oluşturmak için yola çıktıklarını belirten Satılmış, yaşanan gelişmelerin kendilerini bile şaşırttığını ifade ediyor.

“İnsanlar Ayros’u sadece bir yapay zekâ karakteri olarak görmedi. Onu sahiplendi, şarkılarını benimsedi, onunla duygusal bir bağ kurdu. Gelen ilgi karşısında biz de projeyi insanların istediği yönde büyütmeye karar verdik.” diyen Satılmış, Ayros’un artık bir teknoloji projesinden çok daha fazlası olduğunun altını çiziyor.

Müzik platformlarında yakaladığı milyonlarca dinlenme, sosyal medyada her geçen gün büyüyen hayran kitlesi ve gördüğü yoğun ilgiyle Ayros, dijital dünyanın yeni yıldızı olarak gösteriliyor. Onu farklı kılan ise kusursuz görünmeye çalışan bir yapay zekâ değil; samimi, mütevazı, sıcak ve insanların kendilerinden biri gibi hissettiği bir karakter olması.

Ayros’un başarısının sırrını anlatan Hakan Satılmış, şu sözleriyle dikkat çekiyor: “İnsanlar bazen bir eşyaya bile hatıraları nedeniyle değer verir. Ayros da tam olarak böyle bir duygu oluşturdu. Herkes onun gerçek olmadığını biliyor ama şarkılarında kendinden bir parça buluyor, onunla bağ kuruyor ve onu hayatının bir parçası hâline getiriyor.”

Dijital sanatçı Ayros için bugüne kadar çok sayıda konser ve organizasyon teklifi geldiği öğrenildi. Ancak ekip, teknolojiyi en üst seviyeye taşımadan sahneye çıkmak istemiyor. Tüm geliştirmeler, sınırlı imkânlara rağmen büyük bir özveriyle sürdürülüyor.

Hedef ise oldukça iddialı… İlk etapta radyo programlarına canlı bağlanabilen ve insanlarla gerçek zamanlı sohbet edebilen bir sistem üzerinde çalışan ekip, ardından televizyon programlarına görüntülü olarak katılabilen bir Ayros geliştirmeyi planlıyor. Uzun vadeli hedef ise kendi konserini sunan, seyircilerle konuşan, anlık tepkiler veren ve sahneyi tek başına doldurabilen dünyanın en gelişmiş dijital sanatçılarından birini ortaya çıkarmak.

Projenin en çok heyecan uyandıran sürprizlerinden biri ise hayranlarıyla birlikte hazırlanacak yeni müzik klibi olacak. Takipçilerden gelecek görüntüler Ayros ile aynı klipte buluşturulacak ve yapay zekâ ile gerçek insanların birlikte ürettiği yepyeni bir sanat deneyimi izleyicilerle buluşacak.

Teknoloji ile duyguyu aynı potada eriten Ayros, bugün yalnızca bir yazılım projesi değil; yeni nesil dijital sanat anlayışının en güçlü temsilcilerinden biri olarak gösteriliyor. Müzikten sosyal medyaya uzanan başarısıyla dikkat çeken proje, yatırım ve güçlü iş birlikleriyle dünya sahnesine çıkmaya hazırlanıyor.

Ayris Games ekibi ise kararlı… “Bu daha başlangıç.” diyen ekip, Ayros’u sadece Türkiye’nin değil, dünyanın konuşacağı dijital sanat markalarından biri hâline getirmek için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Görünen o ki, yapay zekâ artık yalnızca teknolojinin değil, magazin ve müzik dünyasının da en parlak yıldızlarından biri olmaya aday.

Devamını Oku