21 Eylül 2026 Pazartesi


Başarılı model Buse ILGAZ, özel gecede zarafeti ve güçlü podyum duruşuyla dikkatleri üzerine çekti.
Moda ile vefa duygusunu aynı sahnede buluşturan anlamlı organizasyonda, özel tasarımları sergilendi. Gecenin dikkat çeken isimlerinden biri olan Buse Ilgaz, altın tonlarının hâkim olduğu, Türk bayrağı detayıyla tamamlanan özel tasarımla podyumda göz kamaştırdı.
Asil Çağıl’ın koreografisini üstlendiği defilede birbirinden başarılı ve dereceli modeller yer alırken, Buse Ilgaz’ın kendinden emin yürüyüşü, zarif görünümü ve kostümü taşıyışındaki profesyonelliği izleyicilerden tam not aldı.
Gecenin finalinde sergilenen Türk bayraklı özel kostüm büyük alkış toplarken, organizasyon moda dünyasının estetik gücünü millî değerlerle bir araya getirdi. Buse Ilgaz ise anlamı son derece güçlü olan bu özel gecede podyumda yer almaktan büyük bir gurur duyduğunu ifade etti.
Başarılı model, düzenlenen böylesine anlamlı bir gecede podyuma çıkmak benim için yalnızca bir defile değil, aynı zamanda büyük bir onur ve gururdu. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, vatanımız uğruna mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, minnet ve rahmetle anıyorum.” sözleriyle duygularını dile getirdi.
Buse Ilgaz da gecenin zarafeti ve duruşuyla öne çıkan isimlerinden biri oldu.
Çağdaş sanatçı Rion Togan Kaban, kişisel resim sergisi “EGO” ile izleyiciyi insanın görünen kimliğinin ardında kalan benlik, hafıza ve aura katmanlarıyla yüzleşmeye davet ediyor.
18–22 Eylül 2026 tarihleri arasında Yeniköy Panayia Rum Ortodoks Kilisesi Avlusu’nda gerçekleşen sergi, tarihi mekânın belleği ile sanatçının çağdaş anlatımını bir araya getiriyor. Taş duvarların zamana tanıklık eden dokusu, Kaban’ın katmanlı yüzeyleri ve figürleriyle sergi boyunca güçlü bir görsel diyalog kuruyor.
Güzel Sanatlar Fakültesi Sanat Yönetimi mezunu olan Rion Togan Kaban; sanatçı, yazar, küratör ve görsel sanatlar alanındaki çalışmalarıyla üretimini sürdürüyor. Eserlerinde özellikle ego, kimlik, hafıza ve aura kavramlarına odaklanan sanatçı, pigment, boya, alçı ve farklı doku malzemeleri aracılığıyla insanın iç dünyasını görünür bir yüzeye dönüştürüyor.
“EGO”, egoyu yalnızca kibir ya da benmerkezcilik üzerinden ele almıyor. Sergi; kişinin kendisini nasıl gördüğü, dış dünyaya nasıl sunduğu ve görünür kimliğinin ardında neleri sakladığı üzerine düşünsel bir alan açıyor. Parçalanan figürler, yoğunlaşan renkler ve katmanlı yüzeyler; benliğin değişen, kırılan ve yeniden kurulan hâllerine işaret ediyor.
Kaban’ın sanat anlayışının merkezinde ise şu düşünce yer alıyor:
“Dünyaya bakmak değil, dünyanın insanda bıraktığı izi görünür kılmaktır.”
Küratörlüğünü Nihat Karamenoğlu’nun üstlendiği “EGO”, tarihi bir mekânın hafızası içerisinde çağdaş insanın kendi benliğiyle kurduğu ilişkiye odaklanıyor.
Rion Togan Kaban — EGO
Kişisel Resim Sergisi
18–22 Eylül 2026
Yeniköy Panayia Rum Ortodoks Kilisesi Avlusu, İstanbul
11.00–18.30

Moda dünyasının başarılı isimlerinden Duygu Çakmak, yurt dışı programını tamamlayıp İstanbul’a döner dönmez soluğu podyumda aldı. Uzun bir aradan sonra yeniden defilede boy gösteren ünlü manken, zarafeti ve güçlü podyum yürüyüşüyle gecenin en çok konuşulan isimlerinden biri oldu.
Moda tasarımcısı Leyla Uluk imzasını taşıyan özel koleksiyonda podyuma çıkan Çakmak, kırmızı ve beyazın hâkim olduğu dikkat çekici kostümüyle tüm bakışları üzerinde topladı. Şık tasarımı kusursuz biçimde taşıyan ünlü manken, kendinden emin yürüyüşü ve sahne enerjisiyle izleyicilerden büyük alkış aldı.
Koreografisini Asil Çağıl’ın üstlendiği defilede birbirinden başarılı ve dereceli modeller podyuma çıkarken, gecenin yıldızlarından biri Duygu Çakmak oldu. Çakmak’ın podyumda sergilediği performans, moda dünyasındaki tecrübesini bir kez daha gözler önüne serdi.
Yurt dışından gelir gelmez yoğun çalışma temposuna dönen güzel manken, İstanbul’daki ilk programında moda tutkunlarının karşısına çıktı. Çakmak’ın podyumdaki fotoğrafları kısa sürede dikkat çekerken, kırmızı-beyaz kostümü ve zarif görünümü büyük beğeni topladı.
Başarılı mankenin etkileyici podyum dönüşü, “Duygu Çakmak kaldığı yerden devam ediyor” yorumlarını beraberinde getirdi. Güzelliği, profesyonelliği ve enerjisiyle defileye damga vuran Çakmak, önümüzdeki dönemde yeni projelerle adından söz ettireceğinin sinyallerini verdi.

Gazeteci, televizyoncu ve yazar Aynur Ayaz, yeni kitabı “Damla Sakızı: Sakız Ağacının Gözyaşları”nı okurlarıyla buluşturdu. Ayaz, imza gününde yapay zekâ tartışmalarına da dikkat çeken sözlerle dahil oldu: “İnsan kalbinin yerini hiçbir teknoloji tutamaz.”
Gazeteci, televizyoncu ve yazar Aynur Ayaz, üçüncü kitabı ve ikinci romanı “Damla Sakızı: Sakız Ağacının Gözyaşları” için D&R’da düzenlenen imza gününde okurları ve sanat dünyasından dostlarıyla bir araya geldi.
Okurlarının yoğun ilgisiyle karşılaşan Ayaz, kitaplarını imzalarken sevenleriyle uzun uzun sohbet etti ve bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi.
“YAPAY ZEKÂ YAZABİLİR AMA HİSSEDEBİLİR Mİ?”
Son dönemde edebiyat dünyasında da tartışılan yapay zekâ konusuna değinen Ayaz, teknolojinin metin üretebildiğini ancak edebiyatın yalnızca kelimeleri bir araya getirmekten ibaret olmadığını söyledi.
Hikâye anlatıcılığının gözlem, yaşanmışlık ve insan duygularından beslendiğini vurgulayan Ayaz, “İnsan kalbinin yerini hiçbir teknoloji tutamaz” dedi.
TAYFUN VE SOFYA’NIN AŞKI
“Damla Sakızı: Sakız Ağacının Gözyaşları”, Tayfun ve Sofya’nın mücadelelerle sınanan aşk hikâyesini anlatıyor. Ayaz, gerçek hayattan izler taşıyan romanın okurları sürprizlerle dolu bir yolculuğa çıkaracağını ifade etti.
DİZİ VE FİLME YEŞİL IŞIK
Kitabının dizi ya da sinemaya uyarlanması fikrine sıcak baktığını belirten Aynur Ayaz, olası bir uyarlamada hikâyenin özüne ve ruhuna sadık kalınmasının kendisi için önemli olduğunu söyledi.
Yoğun ilgi gören imza günü, Aynur Ayaz’ın okurları ve dostlarıyla gerçekleştirdiği samimi sohbetler ve hatıra fotoğraflarıyla sona erdi.
